KÖY KÖY GEZEREK TÜRKÜ TOPLUYOR

Tokat’ta yaşayan Taner Balcanlı, unutulmaya yüz tutmuş Tokat Türkülerini köy köy gezerek toplamaya başladı. Kent kırsalında yaşayan aşıkları ziyaret eden Balcanlı, topladığı Türküleri kitaplaştırarak sonraki nesillere aktarmayı hedefliyor

KÖY KÖY GEZEREK TÜRKÜ TOPLUYOR
23 Şubat 2021 - 10:01

Aşıklık geleneğini köylerinde yaşatmaya çalışan Anadolu insanları ile buluşan 29 yaşındaki Taner Balcanlı, hiç duyulmamış Türküleri derleyemeye çalışıyor. Notasız olan Türküleri aşıklarla birlikte bağlama çalıp türküler söyleyerek notalara döken Balcanlı, bugüne kadar 50’ye yakın hiç bilinmeyen türkünün notaya dökülmesini ve kayıt altına alınmasını sağladı.

Taner Balcanlı’nın en son yaptığı ziyaretlerden birisi, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Çakırçalı Köyü oldu. Dedesi ve Babasından sonra üçüncü kuşak Aşık olan 57 yaşındaki Hasan Kurt, kendisine miras kalan türküleri Taner Balcanlı ile paylaştı.

 

MAKAMIYLA ÇALABİLEN SON KİŞİ

Hasan Kurt, “Babamın Dedesi Katibi. Katibi’nin oğlu Murtaza Kurt, Murtaza Kurt’un oğlu Ali Kurt. Hayatta kalan Ali Kurt. Bir tek hayatta kalan babam kaldı. Bu da en son dedemgilden, babamgilden miras en son benim. Benden sonra da kimse yani zannetmiyorum yani yapacağını. Burada herkese bizim kültürümüzü yaşatan ve bu seviyeye getiren herkese teşekkür ediyorum. Bizim kültürümüzün de ileri gitmesinde devamlı gurur duyuyorum.  Benim ufak oğlum var askerde. O çalıyor. Yalnız o da bu makamları çalmıyor. Öğrenemedi. Çalıyor da bu makamları çalamıyor. Çalmıyor daha doğrusu. Benden sonra bitti işte” diye konuştu.

 

ŞUANADA KADAR YAKLAŞIK 50 TÜRKÜ NOTALANDI

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzik Bölümü Mezunu Taner Balcanlı, “ Eğitim hayatım boyunca, Tokat yöresinde, Tokat yöresinin türkülerinin az olduğunu, gerek repertuarda olsun, gerek çevrede olsun az olduğunun farkına vardım. Ve bu bende bir merak uyandırdı. Tokat’ın tüm köylerini gezip, bu dünyadan göçmüş olan, hala hayatta olan, onların çırakları olan aşıkları tek tek gezip derleme, düzenleme çalışması yapıyorum. Yani unutulmaya yüz tutmuş, unutulmuş, sahip çıkılmamış olan bu kültürü bir nebze de olsa ileriye taşımaya çalışıyorum.  Yaklaşık 45-50 tane Türküyü şuanda notaladık. Baya bir ses kaydı topladık. Yine yavaş yavaş ve öz bir şekilde, en güzel haliyle notaya alıp, gerekli kurumlara ve kurullara bu türküleri sunmaya çalışıyorum.

 

KÖYLÜLER ONU BAĞRINA BASIYOR

‘Köy köy geziyorsunuz, insanlar nasıl karşılıyor sizi? Sorusuna Taner Balcanlı, “Biz derdimizi, ne için geldiğimizi anlattığımızda tüm köy halkı olsun hepsi bizleri bağrına basıyor ve yaptığımız çalışmalardan çok mutlu oluyorlar, gurur duyuyorlar. Çünkü bir sonraki nesile aktarılamayacağını, gitmeyeceğini biliyorlar, düşünüyorlar. Bunun için de bizlerin yaptığı çalışmaya çok büyük önem ve değer veriyorlar. Bizleri de destekliyorlar. Bir evlatları gibi bağırlarına basıyorlar diyebilirim yani” diye yanıt verdi.

 

BU AŞIKLARIMIZ ADETA BİRER KÜTÜPHANE

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Halk Bilimi Alanı Öğretim Üyesi Muhammet Avşar ise “Aşıklık geleneği binlerce yıllık Kadim Türk Tarihinin sözlü yaşayan hazineleridir. Şimdi bu hazinelerin derlenmesi, yazıya geçirilmesi; zaten derlemenin manası sözlü olanı yazıya geçirmek, kaydetmektir, hayıt altına almaktır. Bu aşıklarımız birer kütüphanedir. Bu kütüphaneler sözlü gelenekte yaşarken, yazıya geçilmediği zaman; bunlar öldüğü zaman kaybolup gidecek. Kaybolduğu zaman da bir kütüphane yanmış olacak. Biz bu kütüphanelerin yanmasını engellemeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

ÖZEL HABER / Dursun Ekrem ER

YORUMLAR

  • 0 Yorum