EZENİN KARŞISINDA, MAĞDURUN YANINDA BİR GAZETECİLİK ANLAYIŞI

EZENİN KARŞISINDA, MAĞDURUN YANINDA BİR GAZETECİLİK ANLAYIŞI 25.01.2021 tarihinde Tokat Güneş Haber Gazetesinde yapmış olduğumuz bir haber üzerine Tokat TSO Başkanı Dr Ali Çelik haberimizin etik olmadığı ile ilgili cevabi bir yazı göndermiş. Bizim de cevap hakkımız baki kalmak üzere gönderilen yazıyı aynen yayınlıyoruz.

EZENİN KARŞISINDA, MAĞDURUN YANINDA BİR GAZETECİLİK ANLAYIŞI
27 Ocak 2021 - 01:36 - Güncelleme: 27 Ocak 2021 - 01:57
EZENİN KARŞISINDA, MAĞDURUN YANINDA BİR GAZETECİLİK ANLAYIŞI
25.01.2021 tarihinde Tokat Güneş Haber Gazetesinde yapmış olduğumuz bir haber üzerine Tokat TSO Başkanı Dr Ali Çelik haberimizin etik olmadığı ile ilgili cevabi bir yazı göndermiş. Bizim de cevap hakkımız baki kalmak üzere gönderilen yazıyı aynen yayınlıyoruz.
İŞTE O YAZI…
TOKAT TSO Başkanı Ali Çelik; 
“YARGISIZ İNFAZ BASINIMIZA YAKIŞMIYOR”
Tokat’a bir yerel gazetede kiralık işyeri ile ilgili çıkan haberi değerlendiren Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Çelik, “Hakkımızda çıkan haber öncesinde bizim de görüşümüzün alınması etik olurdu. Tek taraflı ve yanıltıcı haber yapmak basınımıza yakışmamıştır. Bu bir yargısız infazdır” ifadelerini kullandı.
ESNAFLIĞIMIZI KİMSE TARTIŞAMAZ
“Esnaf olmayan adamdan, Ticaret Odası Başkanı olmaz” ifadesinin ağır olduğunu, esnaflığının tartışılamayacağını ve şahsının Tokat’a hizmet noktasında özveri ile çalıştığını kaydeden Ali Çelik olayla ilgili olarak şu açıklamada bulundu:
“Mustafa YILDIZLI isimli şahsa 1 Ekim 2019 tarihinde işyerimi teslim ettim. 1 Ocak 2020 tarihinde kirayı başlattım ve 3 ay tadilat için ücret almadım. 24.03.2020 tarihinde şirket iş bankası hesabına 18.000 lira, 01.04.2020 tarihinde de aynı hesaba 11.500 lira yatırmıştır. 2 aylık kira bedeli faturası kesilmiş KDV dahil 27.140 liradır. Şahıs bana 4 ay değil 2 ay kirasını ödemiştir.”
TAZMİNAT TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYA KALDIK
Tahliye süreci ile ilgili olarak da bilgi veren TSO Başkanı Ali Çelik, “İşyerimi teslim ettiğim 1 Ekim 2019 tarihinden tahliyenin yapıldığı 22 Ocak 2021 tarihine kadar geçen süre 15 ay 22 gündür. İşyerimi 30 Ekim 2020 tarihinde sattım. Satış protokolünde 90 gün sonra yani 30 Ocak 2021 tarihinde boşaltıp teslim edeceğimi, aksi takdirde tazminat vereceğimi belirttim. Şirket yönetimimizin ve avukatımın son 1 ayda onlarca kez aramasına rağmen ulaşılamamış, şirket avukatına (ödemesem nolacak) ifadesini kullanmıştır. 4 ay kira ödediği ve 4 ay borcu olduğu bilgisi yanlıştır” dedi.
ÖDEME NOKTASINDA YARDIMCI OLACAĞIMIZI İFADE ETTİK
Geçirdiğimiz zor günler sebebiyle ilgili şahsa icranın durdurulması yönünde yardımcı olduğunu da belirten Ali Çelik, “15 Aralık 2020 ve 5 Ocak 2021 tarihlerinde tahliye ve icra işlemi için giden memurlar araya arkadaşlarımın girip ricası ile 2 kez tarafımdan durdurulmuş ve yakınlarına eşyalarını boşaltması için süre verilmiş defalarca buna uymamıştır. Birkaç ay kira alacağımı ve kalan borcuna vade yapacağımı kendisine ifade etmeme rağmen konuyu çarpıtmıştır. Ben 6 aylık kirayı almıyorum kalan 6 ayı da esnaf çığırtkanlığı yapanlar aralarında toplasın getirsinler. 6 ay kiracısından, kirasıda benim işyerim gibi yüklü ise kira almayan Tokat’ta kaç kişi var ? Onuda gazetelerinde yazsınlar. Birde hayatları boyunca kime kaç kuruş yardım yapmışlar kimlere ne kadar borç takıp dolandırmışlar onuda görelim.” ifadelerini kullandı.
GAZETECİLİK DEĞİL İFTİRACILIK
İftara atanlardan, iftiralarını ispata çağırdığını anlatan Ali Çelik, “Tek taraflı kamuoyunu yanıltıcı manüple edici ifadelerle sürekli iftira atanları bu olay dahil iddialarını ispata çağırıyorum. Sosyal medya paylaşımımda da net ifade ettim. Üçkağıtçı üçkağıtçı ile beraber olur. Kendilerini defalarca mahkemeye verdim. Milletin huzurunda ve hukuk karşısında hesaplaşmaya hazırım. Toplum bunları bu şehri 66. Sıraya kadar götürenleri çözdü. Her çırpınış ve iftirada biraz daha batıyorlar. Bu şehirde yaşayan herkesi iftira atanları iftiralarını ispatlamaya aksi takdirde yüzlerine tükürmeye davet ediyorum” diyerek açıklamasını tamamladı.
TSO BAŞKANI Dr. ALİ ÇELİK E
EL CEVAP
Sayın Dr Ali Çelik! Haberimiz baştan sona basın yayın ilkelerine bağlı bir gazetecilik anlayışıyla; ezenin karşısında, mağdurun yanında olan bir gazetecilik bilinciyle yapılmıştır. Cevabi yazının başlığını oluşturan; “Esnaf olmayan adamdan ticaret odası başkanı olmaz” ifadesi de dahil olmak üzere, yazıların tamamı mağduriyete uğrayan esnafa aittir. Kaldı ki; söz konusu haberde bizi ilgilendiren, yani gazeteciyi ilgilendiren kısım ne Dr Ali Çelik’in kiracısına karşı gaddarlığı, ne de kiracısı ile arasındaki borç-alacak ilişkisi değildir. Cevabi yazıda da belirtilen alacak-verecek kısmı, aralarındaki 40 yıllık can ciğer dostluğa rağmen, arkadaşının gırtlağına çökercesine malını haczetmesi, tamamen O’nun insani meselesidir. Ve sadece, muhatapları ile kendisini ilgilendirir.
Bizim haberimize konu olan; Doktor Ali Çelik değildir. Ticaret Odası Başkanı Dr Ali Çelik’tir. Ve TSO Başkanı Dr Ali Çelik, pandemi döneminde, dünyanın yüz yılda bir yaşayabileceği bir afet döneminde, konumu itibariyle, sahip çıkması gereken esnafına zulüm etmesidir. Söz konusu haciz işlemi, esnafın dükkanını boşaltması ile ilgili değildir. Mustafa Yıldızlı’nın, Ali Çelik’e olan geçmiş dönemdeki borçları karşılığında, Ticaret Odası Başkanı Dr Ali Çelik tarafından haciz işlemi gerçekleşmiştir.
Gazete olarak, bizi kendisinin cevap hakkını kullandırmamakla suçlayan, Ali Çelik’e sormak lazım. Nasıl bir cevap verecekti? “Ben Ticaret Odası Başkanı değilim mi?” diyecekti. Ve ya, “Bu haciz işlemini ben yapmadım mı?” diyecekti. Çünkü habere konu olan, esnafa sahip çıkması gereken bir oda başkanının, korumakla görevli olduğu esnafını, pandemi döneminde perişan etmesidir. Son derece samimi olduğu arkadaşına sattığı işyerinden çıkmayan kiracısı için tazminat ödeyeceği hikayesine inanmamızı bekleyen Ali Çelik, söz konusu kiracısının boğazını daha önce sıkacakken, arkadaşlarının devreye girmesiyle, bu süreyi uzattığını kendisi açıklıyor. 40 yıllık arkadaşından alacağı 6 aylık kira borcundan vaz geçtiğini büyük bir olaymış gibi ortalığa saçan Ali Çelik, bizim de birilerine yardım edip etmediğimizi sorguluyor. Sağ elin verdiğini sol el bilmesin diyen bir gelenekten geldiğimiz için, bu konuda Ali Çelik’in seviyesine düşmeyeceğiz. Nefret ve kin kusan cevabi yazısında, kaleme aldığı, “Üçkağıtçı, üçkağıtçı ile beraber olur” sözünün, doğruluğunu görmek için Sayın Çelik’in çevresine bakmak gerekir. 
Şehri 66’ıncı sıraya düşürmek için şehirde yapılan yanlışların merkezinde olmak gerekir gerçeğini TSO Başkanı olan Ali Çelik bizzat ispat etmiştir. Bu nedenle; Sayın Çelik eğer yüzüne tüküreceği bir adam arıyorsa, 40 yıl beraber yürüdüğü, Ankara sokaklarında otele kadar beraber koştuğu, canı ciğeri, yakın arkadaşının mallarını, böylesi bir zamanda haczeden adama bakmalı ve aynanın karşısına geçip aynaya tükürmelidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum